28 Kasım 2011

Rimmel Natural Bronzer-Sun Bronze


Geçen gün yaptığım Watsons alışverişinde yeni takıntım olan yüz kontürlemeyi çalışmak için bronzer aldığımı söylemiştim.Bununla biraz alıştırma yapıp Nars veya The Balm'ın bronzer'ını almayı düşünüyordum.Hala da düşünüyorum,yani başka ürün almaya ihtiyaç duymayacak kadar beğendim diyemem.



Sanırım bundan bir ton açığının adı Sun Dance'ti.Fakat bundan daha simli bir yapıya sahip olduğu için almadım.Sun Bronze bana kontürleme için bile koyu.Ama esas beğenmediğim nokta bu değil.



Yapısı çok hafif.Bu özelliği güzel.İçinde kafam kadar simler bulunmuyor.

Yüz kontürleme için kesinlikle simli ürün kullanmıyoruz.10 kusurlu hareketten en kusurlusu.



Rengin belli olması için biraz fazla sürdüm.Gerçi az sürülmüş halinde de koyu ama.(Biraz simler görünüyor.O önceden sıktığım Body Mist'ten kalmış.Bunun değil.)

Beğenmediğim yönüne gelince,ben yüz kontürlemede daha çok The Balm-Bahama Mama tarzında kahverengi alt tonlu bronzer'lar kullanılması gerektiğini düşünüyorum.Neticede kimsenin yüzünde turuncu renkli gölge oluşmuyor.İşte bu bronzer da turuncu alt tonlu.

Özetle kötü değil,ama bana uymadı.Yenisini de tabi ki almam.Almak isteyenler için fiyatı yanılmıyorsam 14,99 TL'ydi.Ellerinizden öper!

26 Kasım 2011

Eyeliner çekemiyorum demeyin,şansınızı deneyin!

Yapılan araştırmalara göre makyaj yapan kadınların %80,6489'u eyeliner çekemiyor.

"İzlemediğim "eyeliner tutorial" kalmadı.O düzgün,kanatlı kuyruklu,ip gibi eyeliner'ları görünce ağzımın suyu akıyor.Fakat yine de çekemiyorum,olmuyor olmuyor olmuyor..." diyorsanız!

Tüm eyeliner çekemeyenlere Michelle Phan'dan geliyor.


24 Kasım 2011

Rimmel Glam'Eyes Quad Eyeshadow-Smokey Brun !


Watsons'ı artık en çok Rimmel için seviyorum.

Neredeyse tüm rujlarını topladıktan sonra son takıntım olan yüz kontürleme meselesini biraz çalışmak için (ciddiyete bak,göz yaşartıcı) bronzer almaya karar verdim.Bronzer'ı aldıktan sonra Watsons'ın 30 TL'lik alışveriş yapana ışıklı ayna 17,50 TL kıyağını görünce bir şey daha alayım ne alayım derken bunu buldum.

Rimmel da iki ürün alana clutch çanta veriyordu bir de onu aldım.(Neler olmuş neler.) Her neyse gayet karlı bir alışverişin ardından kaptım malzemelerimi geldim.


Dokuları o kadar güzel ki ne çok sert ne çok yumuşak.Toz toz da olmuyor,sürmek için kazımak da gerekmiyor.Pigmentli olması da ayrıca güzel.

Ben çok sevdiğim bir kahverengi farımı krem far yapıyorum diye rezil ettikten sonra çok parlak olmayan kahverengi far arıyordum.Bu tam aradığım gibi bir ürün oldu.İçinde devasa simler yok.Rengi güzel.Daha ne olsun.


Renkleri daha iyi görebilmeniz için farları sürmeden koluma M.A.C Fix + sıktım.Yani normalde bu yoğunluğu elde edebilmek için daha çok kez sürmek gerekebilir.Onu bilemiyorum.


Bunlar da flashlı halleri.Günlük makyaja bile çok iyi gidebilecek tonlar.

Kendi sitesinde diğer renkleri de var.Ben bundan sonra da mor'lu olanı almayı düşünüyorum.Yani tekrar alır mıyım sorusuna koca bir "evet" diyorum!

20 Kasım 2011

The Balm Time Balm Concealer !


The Balm ürünlerini Gratis'te bulabiliyoruz demiştik.(Nerde demiştik? diyenler için özel tık.)

Bu parabensiz cici ürünlerin en şahanelerinden biri olan Time Balm Concealer'ı şimdi anlatmaya başlıyorum.Başlaaa-dım!


İçindekiler böyle.

Cera Alba (Beeswax) maddesine dikkat çekelim.Ürüne bal kokusunu verenin Beeswax olduğunu düşünüyorum.Düşünüyorum dememin sebebi kıvam için mi yoksa koku için mi kullandıklarını bilemiyor olmam.Malum beeswax kozmetikte oldukça sık kullanılan bir madde.

Fakat kokuyu hangi madde veriyorsa tebrik etmeli.Çünkü bal aromalı veya içerikli ürünlerin genelde koktuğu gibi yapay bir koku yok.Resmen kavanozu açmış da kokluyormuş gibi gerçek bir bal kokusu var.


Ben ton olarak "light" aldım.Ne koyu ne açık geldi.Aslında bundan bir açık tonu (lighter than light) almamı önerdiler ama ben göz altlarındaki fazla açık renkten çok huylandığım için bunu tercih ettim.Memnun da kaldım.

Tonları kendi sitesinde de var.Ayrıca çoğu concealer'a göre çok geniş bir renk skalasına sahip.




Büyüklüğü tam olarak bu.Çok az gibi görünse de kıvamı hafif olmadığı için hemen biteceğini sanmıyorum.


İçinden bir de sünger çıkıyor.İşlevsel mi?Bence pek değil.Ama concealer'ı süngerle uygulamaya alışkın olanlar için pratik bir çözüm.


Bu resmi yayınlamak konusunda tereddütte kaldım.Çünkü rengin görünenle alakası yok.Neden böyle koyu durmuş hiç anlamadım.(Neyse görmemiş olalım.)


Kıvamının koyuluğu burada biraz anlaşılıyor.Aslında sürmeden önce yapısına zarar vermeyecek kadar (bir kaç saniye filan) ampul gibi bir şeyin altına tutulsa daha kolay uygulanabilir diye düşünüyorum.

Şimdi gelelim esas meseleye,ben bu ürünün nesini sevdim?

**Concealer'ların en affedilmez hatası olan "çizgilerde toplanma" kabusunu yaşatmıyor.Uzun süre sonra bile toplanmadan sürüldüğü gibi kalıyor.

**Yorgun göz altlarına etkili bir kapatıcılık sağlıyor.Ha sürmüşsün ha sürmemişssin tipinde bir ürün değil,işe yarıyor.

**Kokusu şahane,gerçek bir bal kokusu yayıyor.Ve en güzeli de koku kalıcı.

**Kırışıklık karşıtı bir ürün olduğu için daha huzurla kullanılıyor.Hatta kendileri gece bile sürebilirsiniz diyor.(Sitesindeki açıklamada var.Sürün yatın sabaha hem güzel uyanın,hem de kırışıklıklarla savaşın gibi bir iddiaları var.)

**Ürünü almadan önce araştırırken bir yerde aynı zamanda far bazı olarak da kullanılabileceğini okumuştum.Şu an nerede olduğunu hatırlamasam da doğru olabilir,özellikle M.A.C Fix + ile birlikte gerçek bir far bazı etkisi yakalanabilir.

**Fiyatı kalitesine göre çok uygun.


Böyle de doğa dostuyuz.The Balm'ın tüm kutuları geri dönüştürülebilir malzemeden oluşuyor.


Gratis bizim için The Balm ürünlerine özel böyle bir çanta hazırlamış.Pek şirin,insan atmaya kıyamıyor.

Fiyatı:30 TL.

Tekrar alır mıyım?Hayatımın concealer'ını buldum.Tabi ki alırım!

Altın değerinde tavsiyeler!


Size Miss Stinson'ı takdim etmek istiyorum.Kendisi oldukça minnoş bir insan olmasının yanı sıra iyi bir kozmetik kurdu.

Blogunda tavsiye ettiği ürünleri okuduktan sonra (bazıları benim de kullanıp çok sevdiğim ürünlerdi,ama nedense Watsons'la aramıza bir soğukluk girdikten ve ben Gratis'le flört etmeye başladıktan sonra tekrar almayı unutmuştum.) çeşitli gruplarda kullanacak ürün arayan kişilere çok yardımı olacağını düşündüm.(Böyle de düşünürüm bazen.)





İşte size Miss Stinson'dan güvenilir ve güzel ürün tavsiyeleri!


19 Kasım 2011

Flormar Oje Kurutucu !


Yatarken oje sürmeyi seviyorsanız tırnaklarınızda oluşan çarşaf izlerine de yabancı değilsinizdir.Ben bunu kullanmaya başladıktan sonra o lanet görüntüyü unuttum.Artık güne elimde aseton,cinlerim tepemde başlamıyorum.

Bundan önce Kalyon'un oje kurutucusunu kullandım.Hangi akla hizmet öyle bir ürün yapmışlar hala çözemedim.Sanki tırnaklarınıza yağ sıkıyormuşsunuz gibi bir kıvamı var.Ve o yağ da öyle olduğu gibi kalıyor.Ne bir uçma ne bir emilme hiç birşey yok.Madem sıktıktan sonra hiç bir yeri ellemeyeceğim o zaman adam gibi beklerim kendi kendine kurur oje zaten.(Atarlı bir ürün tanıtımı oldu,nasıl doluymuşum.)

Flormar'ın oje kurutucusunu Kalyon'u başarısız ürünler mezarlığına naklettikten sonra aldım ve bir daha da değiştirmeyi hiç düşünmüyorum.

Hatta büyük kutuyu ilk aldığımda evden "manikür salonu açıyormuşsun hayırlı olsun" tadında yorumlar almış olsam da düzenli kullanım sonunda (öyle ya da böyle bu oje sürülüyor tabi) o devasa kutuyu bitirdim.

İkincisini almak için gittiğimde büyük kutunun artık üretilmediğini söylediler.Ben de mecburen küçük olanını aldım.Artık doğru mu yoksa "bizim mağazada yoksa artık üretilmiyordur" tarzında bir mağaza görevlisi klişesi mi bilemiyorum.

Ürünün artılarını sayıp konuyu bağlayalım:

**Kokusu harika.Limon ve fıstık yağı içeriyor.

**Gerçekten çabucak kurutuyor ve ojeyi daha parlak hale getiriyor.

**Sürdükten sonra elinizde hiç bir kalıntı,yağlılık,yapışkanlık vb. bırakmıyor.Sürdüğünüzü sadece kokusundan anlayabiliyorsunuz.Hemen uçuyor.

**Fiyatı da aşağıda görüldüğü gibi uçuk değil.Çok çok uygun.



Tekrar alır mıyım?Kesinlikle!!!

Sürüyoruz ama nasıl sürüyoruz?

Bildiğiniz üzere cildimiz gece yenileniyor.O yüzden uyku düzenimize dikkat etmeli ve bol bol ıspanak yemeliyiz.

Herkes uykusunu almış ve almamış haldeyken cildindeki farkı bir şekilde gözlemlemiştir.Mesela uykusuzken benim cildim pürüzlü gibi oluyor.Göz altlarıma hiç girmiyorum bile.

Uyku düzeni konusunu geçersek bir de elbette gece yatmadan önceki ritüelimiz var.Göz altı kremi,burun yanı losyonu,dudak kenarı serumu gibi binbir çeşit ürünü üstün bir sabırla cildimize uyguluyoruz.

Ama acaba doğru sırayla mı sürüyoruz?Sürerken yapılmaması gereken 10 kusurlu hareket nedir?

Michelle Phan bu konuda güzel bir tutorial hazırlamış.Ben bunu izleyeli bayağı bir zaman oluyor ve çoğu hareketimi gösterdiği şekilde (özellikle göz altı kremini parmaklarla tıp tıp yedirme hareketi) değiştirdim.Bir bilene sormak lazım diye boşuna dememişler.

Tüm cilt bakımı severlere geliyor...


17 Kasım 2011

Maybelline Dream Touch Blush !


Bu allık hakkında çok fazla bir şey söylemeye gerek duymuyorum.(Uu böyle girince de çok sinirli bi hava oldu.)

Bundan önce köpük olanını (Maybelline Dream Mousse Blush-Peach Satin) kullanmıştım.Ki düzenli olarak en uzun süre kullandığım ürünlerdendi.

Üniversitedeyken orda burda yolda her yerde uyuma ihtiyacı hissettiğim için bulaşacak diye ten makyajı yapmıyordum.Yalnızca Dream Mousse Blush gayet canlı ve sağlıklı bir görüntü sağlıyordu.Fakat bu ürün ondan oldukça farklı.


Köpük allık çok hafif dokulu olduğu için daha güzel yayılıyor ve doğal bir görüntü sağlıyordu.Bu allıkta o etkiyi bulmak çok zor oluyor.Parmakla sürüp dağıtsan olmuyor,fırça hiç olmuyor falan velhasılı zor ve riskli bir ürün.

Kodu falan da yok,hiç bir şey yazmıyor üstünde.



Yere düşürmüştüm de ondan bir tarafa toplanmış.



Oda ışığında flaşsız.(Tabi ben rengi göstermek için haldır huldur sürdüm,biraz daha hafifini düşünün.)



Bu da flaşlı hali.Aslında biraz daha koyu tenlilere ışıltılı bir hava verebilir.Ama çok çok dikkatli kullanılırsa.Zira saniyeler içinde maymuna çeviriyor.

Tekrar alır mıyım?I ıhh.Almam.

13 Kasım 2011

BB Cream'ler kapışıyor!


Geçen gün Missha BB Cream ile ilgili belirttiğim çok önemli fikirlerimden sonra (şuraya tık yapalım) aynı yazıda bahsettiğim Pure Beauty BB Cream'le Missha'yı karşılaştırma ihtiyacı hissettim.Maksat makyaja hizmet olsun.



Pure Beauty de Missha gibi bir Kore markası.BB Cream'den başka göz altı kremini ve aydınlatıcı serum gibi bir ürününü kullandım.Çok memnun kaldım.Hele o göz kreminin kokusu,off sür sür kokla.



İçinde ne var ne yok,nasıl sürelim,neye dikkat edelim gibi ayrıntılı bilgiler.



Kıvamları ilk sürülüşte aşağı yukarı aynı gibi.Fakat dağıtırken farkı anlaşılıyor.

Pure Beauty daha ağır kıvamlı ve daha zor dağılan bir yapıya sahipken Missha kolayca,sanki nemlendirici gibi her yere eşit olarak yayılıyor.



Çizdiğim balığın üstü Pure Beauty altı Missha (21).Tonları hemen hemen aynı.Ve malesef ikisi de bana biraz koyu.



Gelelim farklarına...

  • Pure Beauty daha ağır ve kıvamlı bir yapıda.Bu da sürerken eşit dağıtmayı zorlaştırıyor ve mimik çizgilerinde toplanma yapıyor.


  • Missha'nın çok az bir miktarı çok geniş bir bölgeye yayılabilirken Pure Beauty'nin aynı miktarı ancak yok olacak kadar küçük bir bölgeye yayılabiliyor.Sonra tekrar bir miktar daha alıp kalan kısımları tamamlamak gerekiyor.Bu da daha fazla ürün kullanılmasına sebep oluyor.


  • Missha BB Cream Pure Beauty'ye göre ciltle daha iyi bütünleşiyor ve daha -yok gibi- oluyor.Kısacası daha doğal ve sağlıklı duruyor.


Evet Pure Beauty,sen de uğraşıp BB Cream yapmışsın,ama işi ehline bırakmak lazım.

O yüzden Missha'ya bir alkış!

10 Kasım 2011

Bir demet Plushglass!


İstikrar yoksunu bir kişi olduğum için bazen lipgloss'lara takıyorum bazen lipstick'lere.

Lipgloss takıntılı bir dönemimde keşfettiğim M.A.C Plushglass ise sevip de doyamayacağım türden.(Mübalağa bizim işimiz.)


Plushglass'ın diğer M.A.C lipglosslarından farkı,dudağı dolgunlaştırma özelliğinin bulunması.Evet,biraz karıncalandırıyor hakikaten.Özellikle de lip scrub veya fırçalama sonrası sürüldüğünde daha iyi hissediliyor.Ama dolgunlaştırıyor mu?Yeeaani.


Hangisini daha çok kullandığımı yazıların sefil görünüşüne göre anlayabilirsiniz.En sağdaki çantamda oraya buraya savrulmaktan cıscıbıl kalmış.Ortadaki maşallah evde yata yata parlamış.Soldaki ise bi öyle bi böyle bugünlere gelmiş.


Flash'sız çekimde renkleri böyle gözüküyor.
Hepsi değişik tonlarda,ama her tür makyaja gidiyorlar.O yüzden her birini sadece bir şekilde değil,değiştire değiştire de kullanabiliyoruz.


Bu flash'lı halleri.Fullfilled,(en üstteki) olduğundan biraz daha şeffaf çıkmış.Diğerleri gerçeğe çok yakın.

Plushglass'ların kalıcılığı gayet iyi.Sürüldüğünde kopkoyu,yapış yapış bir his bırakmıyor.Hemen de uçup gitmiyor.Yemek yedikten sonra bile çoğu zaman dudağımda kalıyor.(Nasıl kibar yiyorsam artık...)

Tekrar alır mıyım?Evet.Pek yakında!

09 Kasım 2011

Şiddetle tavsiye!


Rimmel'in bence tüm ojeleri çok güzel.Fırçasının genişliği,ojelerin kıvamı,kalıcılığı falan bunlar hoş özellikleri.

Fakat öyle bir ojesi var ki insana kendini çilek tarlalarında hissettiriyor.(Burayı abarttım,çilek tarlası ne ki zaten?Hiç görmedim öyle bir yer.)


Ojeyi ilk sürdüğünüzde kokuyu duymuyorsunuz.Kurudukça ortaya çıkıyor.Zaten üzerinde de öyle yazıyor.

Ben bunu Watsons'dan alırken sarısı da vardı.Hatta o da muz kokuyordu.(Galiba berry ailesinden bir de mor rengi vardı ama atıyor olabilirim.)

Pembe sevdiğim için ilk aşamada deneme amaçlı bunu almıştım.Sonra ne kadar aradıysam diğer renklerinden hiç birini bulamadım.Hatta bunu da yedeklemek için almayı düşündüm.Ama yoktu.

Neyse neticede (bazen kendimden sıkılıyorum lafı uzattığım için.)çok zor bulunuyor.
Rastlarsanız kaçırmayın dünyaa güzeli bu ojeyi!

08 Kasım 2011

Ne yapıyor bu M.A.C Fix+ ?


 Şüphesiz ki M.A.C başımızın tacı.
Her ürününü alasımız,bağrımıza basasımız var.
Ama almamız gereken ürünleri önem sırasına göre sıralayacak olsaydık Fix+ ilk üçe çook rahat girmişti.(Birincisi M.A.C 187 Fırça)


Ürün 100 ML.Ama sprey şeklinde olduğundan öyle çabuk azalmıyor.Çok da ilginç bir sprey sistemi var.


Bu da pek detay kısmı.Hem cilt tazeleyici,hem sabitleme spreyi.Ben genelde ilk özelliğini daha fazla kullanıyorum.

Makyajdan önce temiz cildime sıkıp kuruyana kadar bekliyorum.Nemi hapsediyor.Verdiği yumuşaklık hissedilir derecede.Bu yumuşaklık ve nem sayesinde de makyaj daha hatasız ve doğal duruyor.


Gördüğünüz gibi renksiz,simsiz,pulsuz,şusuz busuz bir ürün.Çok hafif ve çok güzel bir kokusu var.


Makyajdan hem önce,hem sonra cildimize sıkabiliyoruz amaaa M.A.C Fix+ 'ın bunların dışında öyle bir özelliği var ki farlara depar attırıyor.(Argo mu oldu bu?Neyse ki blogumun adı TRT Makeup değil.)

Çeken bilir,göz makyajı (hele ki biraz koyu renkliyse)yapıldıktan bir kaç saat sonra ne yapar eder uçar gider.
Farın ilk sürüldüğü halinden eser kalmaz,highlighter fara karışır,far eyeliner'a sarılır sonra hep birlikte rimelle halay çekmeye başlarlar.

Bu sorunu yaşamamak,yani farlarınızı daha kalıcı ve daha canlı hale getirmek için de Fix+ 'ı kullanabilirsiniz.


Sonuç yukarıdaki gibi.
Fix+ sürmediğim tarafa fırçayı 5-6 kez fazla dokundurmama rağmen hala soluk hala cansız kaldı.
(Serbest çağrışım:Yumurtanın fırçalamadığınız tarafı bakın nasıl da çürüdü!)

Eğer far paletinde gördüğünüz rengi gözünüzde de görmek istiyorsanız fırçanıza bir iki fıs Fix+ sıkmanız yeter.
Şiddetle tavsiye edilir!


Oyuncular

Far ve fırça --e.l.f 
Kol --benim
Fix+ --M.A.C

05 Kasım 2011

Yüksek dozda kutlama mesajı içerir!


Kurban Bayramınızı
en içten dileklerimle kutlar,
 bayram gibi bayramlar dilerim!

:)

Benim de bir Missha BB Cream'im olsa...


Makyaj severlerin gözünde efsane haline gelmiş Missha BB Cream'i bir de benden dinlemek ister misiniz?
(Kavuşmak için baya bir bekledim içimde kalır çünkü.)



Missha BB Cream'i ilk duyduğumda almaya karar vermiştim çünkü bahsedilen ürün tam benim bir fondötenden beklediğim şeyleri sağlıyordu.

Yüzümde kapatacak ufak tefek çil harici pek koyu renk leke olmadığı için kapatıcılığı fazla olan ürünlerle kendimi assolist gibi hissediyorum.Hele hele bir de o ürünler gülünce falan toplanma yaptı mı o an elime ıslak mendil alıp yüzümü haşır haşır silesim geliyor.

Neyse fazla uzatmayayım,eBay'den meşhuuur bellogirl satıcısını ararken de Yurtdışı Alışveriş Yasağı felaketini öğrendim.BB Cream hayallerim suya düştü.



Napsam ne etsem diye düşünürken (tabi bu baya bir sonra oluyor,o kadar sonra ki ben bu arada bir de Watsons'da satılan Pure Beauty'nin BB Cream'ini aldım ve bitirdim.) artık malesef Missha'yı satmayan tatlı bir blogger sayesinde BB Cream'ime kavuştum.


Missha'nın pompalı oluşu çok hoşuma gitti.Çünkü kıvamı koyu.Ve çok azı da yetiyor.O yüzden istediğimiz kadar fıss'lıyoruz.Ürünümüzü alıyoruz.



Kıvamı görüldüğü gibi koyu.Normalde böyle bir ürünü görsem çok ağır olduğunu düşünürdüm.



Kalbin üstü Missha'lı.Altı Missha'sız.



Gün ışığı versiyonu.Doğal durmaktan ziyade resmen yok gibi.



Bu kadar övdüğümüz Missha'yı Cupcake Tahtı'na oturtmamak olmaz.Gerçekten hakediyor.

Nasıl yapsam da hem bakımlı hem doğal olsam diyorsanız hemen siz de bir tane kapın!
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...