29 Ekim 2012

Cumhuriyetimiz kutlu olsun!



Cumhuriyet Bayramı benim için en güzel bayram.Hep genç kalacak köklü cumhuriyetimizin bayramı hepimize kutlu olsun! 

Ben birazdan bayrağımı kapıp caddede fıtı fıtı yürümeye gidiyorum.Bayrağı olan,işi olmayan gelsin.Sesimiz daha gür çıksın.

Hepinize kocaman sevgi yollarım,bir de öperim elbet!

25 Ağustos 2012

Sizebişiönereyimmi?



Walkman'ler yeni çıktığında sevdiğimiz şarkıları bulabilmek için kanalların arasında deli gibi dolaştığımız günler hariç hiç radyo dinleyen bir insan olamadım.Hatta hep imrenirdim sürekli dinlediği bir radyo kanalı olanlara.(Gerçekten niye imreniyorsam şu an bana bile saçma geldi.)

*

Artık benim de herkese tavsiye edebileceğim pek güzel bir frekansım var.Radyo Voyage'ı uzun zamandır dinliyorum,seveceğini düşündüğüm herkese de söylüyorum mutlaka.Sürekli dinlenen müziğin kafa şişirmediği ender kanallardan biri.

*

Velhasılı içimi döktüm,rahatladım.Bence dinleyelim,sinirlendiniz çünkü görüyorum ben.











01 Ağustos 2012

Burt's Bees-Lemon Butter Cuticle Cream!



Oje sürmeyi oldum olası severim.Nail Art olayına girmeye yeteneğim müsade etmedi ama renk renk oje alırım neredeyse iki günde bir de değiştire değiştire sürerim.Yani sürdüğümü sanırmışım daha doğrusu.Tırnak etlerim varken böyleydi.

Bu kullandığım ilk tırnak eti (kütikül yazmıyorum çünkü hem zor yazılıyor hem de çok komik.Kütikül ne allasen ya.) ürünü değil.

Daha önce değişik markaların oje gibi sürülenlerinden 5-6 tanesini Mutlu Kozmetik Bakımevi'ne terkettim.Sebebi şuydu buydu diye ayrı ayrı yazmayacağım çünkü zaten olay tırnak eti.Başka bir beklentimiz yoktu ama yumuşatamadılar.

Bu güzeller güzeliyle karşılaşmam da Burt's Bees Honey Lip Balm (hani lip balm? buraya TIK ) almaya gittiğimde oldu.

Önceden birkaç kez duymuştum görünce bunu da denemek istedim ve aldıktan sonra her sürüşümde iyi ki denemek istemişim dedim.




Bu var ya bu;

  • %100 Doğal

  • Missler gibi limon kokuyor.

  • Sürüldüğünde hayatı felce uğratmıyor.Sürekli elinde yapışkan bir tabakayla dolaşıp hiç bir şeye dokunamayan,Emel Sayın zerafetinde gezen biri haline getirmiyor.

  • Etkisini bilmemkaç kullanımdan sonra değil hemen gösteriyor.

  • İnsana tırnak etlerinden kurtulmuş bir şekilde oje sürmenin keyfini yaşatıyor.Oje aynı,tırnak aynı,ama sonuç inanılmaz farklı oluyor.

  • Şekeri düşürüyor,tansiyonu dengeliyor.İpek bunu herkese tavsiye ediyor.





P.S:Fiyatını unutmuşum.32 olabilir.35'ten fazla değildi.Fakat o kadar bereketli ki bitmiyor o parayı kuruşu kuruşuna hakediyor.

03 Temmuz 2012

Makas yok mu makas?


Küçük yaşımdan beri pek severim saç kesmeyi.Kaküllerim de ben de bu hevesimden çok çektik.Saçlarımı kimi zaman besleme modeli yapıp aylarca tokayla tutturarak yaşamaya çalıştım kimi zaman yamuk yumuk halimi gören kuaförlerin "Saçınızı kim kesti?" sorularıyla boğuştum.Ama artık büyüdüm...

Diyordum ki, geçenlerde yine böyle bir meselede kaküllerimi rezil edince uzun bir süre dokunmamaya karar vermiştim.Ama içimdeki kuaför dürtüklüyor,rahat bırakmıyor.You Don't Mess with the 
Zohan filmini izleyenler bilir,
 Zohan'ın yeteneksiz versiyonuyum.

Yaptığım "S.ç.p batırmadan nasıl kakül kesilir?"
 konulu ön araştırmaların sonucunda 
daha önce rastlamadığım kadar 
güzel bir tutorial videosuna rastladım.

Benim gibi yeteneksiz olanların da, 
kendi saçını "Hey maşallah" dedirtecek kadar 
güzel kesebilenlerin de işine yarayacağını 
düşünüyorum.

Kıvırarak kesme işini bu işe meraklı olanlar 
biliyordur muhtemelen ama kaşın 
yüksek noktasından saçın ayrılma 
yerini belirleme falan pek hoş geldi bana.

Bu arada ben daha denemedım.
Şimdi kalkıp deneyeceğim.
Güzel olursa da olmazsa da artık hayırlısı.

Bu video da bir yol gösterici olur hepimize.

Kesenler sonucu söylesin en olmadı 
kötü olanlarınkine bakıp güleriz.

Hadi dikkatli dikkatli.Kolunuzu budunuzu
kesmeyin.

25 Haziran 2012

Bu aralar...



Bu aralar:


  • Yatarken yüzümü yıkadıktan sonra krem sürmeye üşeniyorum.M.A.C Fix+ fısfıslayıp serin serin uyuyorum.


  • Fruit Ninja oynarken sıcak ve heyecanın etkisiyle oluşan nem kıracağım rekorları engellemesin diye parmak ucuma Shiseido Translucent Loose Powder sürüyorum.Pek memnunum.


  • Duş jeliydi peelingti herşeyi hayatımdan çıkardım.Yosun sabunu ve kabak lifi kullanıyorum.Yakında tamamen doğal yaşam için dağlara kaçarım gibime geliyor.


  • Sıcaktan parfüm yapış yapış bir his veriyor.Sıkmıyorum.Zaten hava nemli nefes alamıyorum bir de kokulu su soluyunca kusasım geliyor.


  • Vücut losyonu olarak Nivea'nın sıkılaştırıcı olanını kullanıyorum.Baya farketti.Gevşek gevşek davranmıyorum artık.


  • Tırnaklarım bu ara çok alıngan ve kırılgan oldukları için güçlendirici sürüyorum sadece.Alessandro'nun.Oje falan da sürmüyorum.Tırnak güçlendirme çalışmalarım bu hızla giderse kışa ayı tırnağı kadar sağlam tırnaklarla girmeyi planlıyorum.


  • Yaz-kış kullandığım Burt's Bees Lemon Cuticle Cream'le aramız her zamanki gibi harika.Hava sıcak olduğu için azcık yumuşadı kolay da sürülüyor.Tadına doyulmuyor,tırnak eti falan da bırakmıyor.Yazısı çok yakında.

  • Ellerim ve dudaklarım kurumadığı için kendi hallerine bıraktım.Neredeyse hiç bir şey sürmüyorum.Kış gelince tekrar görüşmeyi düşünüyorum.

  • Sonuç olarak bu sıcaklar beni pek bir ezdi.Kozmetik sektörüne dönüp bakasım gelmiyor.Bu blogu da kebapçıya kiraladım.



İmza:Sizi seven Kapkeyk.



21 Haziran 2012

Çekilin,çekiliş çekilebilir!

Kendimden aldığım güvenilir bilgilere göre yakında çekiliş varmış.


Kendim şu an çekiliş için değişik ürünler topluyormuş.3 vakte kadar aha da tam burada olacakmış.

20 Haziran 2012

Çok şeker haberler!


Gün geçmiyor ki cupcake tadında bir olay yaşanmasın.Bu arada ben yaşıyormuşum.O kadar zaman yazmayınca öldüm sandım çünkü.


Hayat esasen pek bir ilginç.Ben daha taşırmadan oje sürmeyi beceremezken ombre manikür yapan (kağıdın üzerinde falan denemiş renkleri,boru değil) bir yetenek daha yeni makyaj blogu açıyor.Ha geç oldu da kendi mi kaybetti,yoo dostum yoo.Blog dünyasının geçip giden vaktine oldu olan.


Makeup is Rehab (adı da güzel kendi de maşallah) fırından yeni çıkmış ve mutlaka takip edilmesi gereken bir blog.


Şimdi yeni dedim diye okuyacak bir şey yok sanmayın.Yazmış döktürmüş ombre tırnaklım.Ayrıca benim en sevindiğim nokta da ürünlerin gerçekten almayı düşündüğüm -aslında kaliteli ürün alınacaksa çoğumuzun ilk aklına gelen- malzemeler olması.


Şimdi bazılarını daha çok istiyorum bazılarını da beynimin tek demirbaş listesi olan wishlist'imden çıkardım.Neticede hakkıyla yazılmış blogları okumak alışverişi verimli hale getiriyor,bunu bilir bunu söylerim.(Hakkı kimse artık.)


Makeup is Rehab şiddetle tavsiye edilir,keyifle okunur!









01 Mayıs 2012

Burt's Bees Honey Lip Balm


Size gündüzleri çantamın, geceleri baş ucumun kadrolu elemanı olan bu arkadaşı tanıştırayım.Azıcık konuşup gidicem.Bekliyor çünkü,uyuyamıyor bensiz.

Aylardır kozmetik almaya vaktim olmadığı için yeni ürün denememiştim.Hep kullandıklarım bittikçe Gratis'e gidip alıp çıkıyordum hemen.Konumuzla alakası yok gerçi ama söylemezsem içimde kalır,Gratis'ten pek bir soğudum.

O daracık yerde rafların önünde kümelenmiş teyzeleri gördükçe alışveriş hevesi falan kalmıyor.Pardonu tınlayanlar çekilmeye çalışsa da çekilecek yer yok.Çantan çarpar oraya buraya.Bir de dana kadar alışveriş sepetleri koymuşlar.Sanırsın geniş bir yer.

İstiklal Caddesi Gratis sözüm özellikle sana.Kozzy,sen de gıcığıma gidiyorsun.Göztepe ışıklardan sonraki Gratis,sen üstüne alınma beybisi,en çok seni seviyorum. 

(Bu arada Gratis bedava demekmiş.Çok afedersiniz ... bedava.Hiç "al git tamam bu seferlik böyle olsun" dediklerini görmedim.Ucuz bile değil.Huff stres biriktirmişim.) 



Neyse Burt's Bees diyordum.

Türkiye'de Börtü Böcek Arılar markasıyla satılıyor.5 kilosu 100 lira.Hemen arayana Yaşar Alptekin hediye.



Tüm Burt's Bees ürünleri %100 doğal ve cruelty free.Hakikaten uzun süredir aldığım hiç bir ürün beklentimin bu kadar üzerinde çıkmamıştı.(Bir de Burt's Bees'in cuticle kremi öyle oldu.Onu da yazıcam ama diğer markalar için söylüyorum.)


Hayatımda kullandığım en güzel lipbalm.Neden?Rengi yok.Yani nasıl yok; geçenlerde Vaseline Cocoa Lip Butter (yanlış olabilir adı,kalkıp bakmaya üşeniyorum.) almıştım.Ve sürüldüğünde dudakta resmen beyazımsı bir tabaka oluşturuyordu.Birkaç kez sürdüm daha da görüşmedik zaten.Öyle lipbalm mı olur,belki üstüne ruj sürülecek belki başka bişi.Hiç tasvip ettiğim davranışlar değil.

Bunun rengi yok,kalıntı zaten bırakmıyor.Yapısı da çok hafif.Sürüldüğü anda dudak çok kuru olsa bile hemen yumuşatıyor.Neredeyse Blistex'in mentollüsü kadar (Medplus mıydı adı?)etkili.Çok çabuk emiliyor.Ağırlık hissi hiç olmuyor.

Kokusunu da anlatmak isterdim ama anlatılmaz koklanır.Ballı olan herşey genelde balla alakasız kokar.Bu gerçekten bal gibi kokuyor.Gözünü kapat arı kovanındasın.O derece.

Boyner'den 9,90 TL'ye aldım.Ama bitiyor.Yine alacağım.Bu demek ki şiddetle tavsiye ediyorum.Mutlaka alınız,sürünüz diyorum.Şimdi de sürüp yatıyorum.Yattım.

30 Nisan 2012

Çok yakında!

Özi'min çekilişi !



Ben çokça tembel biraz unutkan biraz da sözünde durmayan (dahası da var ama neyse ki üşengecim de yazmıyorum) biri olduğum için "Blogu unuttun >:-| " diye bana özlem böcürdemeleri yollayan minnoş Özi'min süper hediyelerle düzenlediği çekilişi var.

Duyduk duymadık demeyin.Şuraya bi tık atın,böcüğüme bi böcürdeyin siz de!

Tırnak deyince akla hemen onun adı gelir!


Sefil Fare ile biz aynı sınıftaydık.Boru değil kaç sene.O tahsilini oje ve tırnak sanatı üzerine yaptı.

Şimdi de eğer ilk kez duyuyorsanız "Bu blogtan benim daha önce niye haberim olmamış :( " diyeceğiniz şipşirin blogunda çekiliş düzenliyor.

Kendisi de şipşirindir,buradan hem çekilişi duyuruyor hem de öpücüklerimi yolluyorum!

08 Nisan 2012

The Balm - Time Balm Face Primer


Epeydir bekliyor bu yazı.Hani sık kullandığım bir ürün olsa şimdiye bitmişti oradan hesaplayın.

Gerçi biraz ısınabilsem belki sık kullanırdım ama pek sevişemedik bu primer'la.Ay gel gel otur çok dedikodu var.



Malum The Balm'ı pek seviyoruz.(Sevmiyorsanız da benim sevgim hepimize yeter.)

İçeriğinde paraben ve diğer bir takım haysiyetsiz kimyasalları bulundurmaması,doğallığı,o içten gülüşü falan.Hep sevmemize etken şeyler.

Ben de haldır haldır primer aradığım bir dönemde (hatta bulmuştum da Sephora'ya gitmek için fırsat arıyordum Benefit'in Porefessional'ını almaya.) The Balm'ın bu şeysini görünce bir deneyeyim dedim.



Makyajın kalıcılığını uzatıyor,ince çizgilerin görünümünü azaltıyor,içerisinde A,C,E vitaminleri var.Şekeri dengeler,tansiyonu düşürür.Her derde deva.



Primer almayı düşünen ve fiyat karşılaştırması yapacak olan dişiler için gramajını çektim.İçler dışlar çarpımı yapın hangisi galip geliyorsa onu alırsınız artık.



Kutusu normal el kremi kutusu gibi.Ha tabi The Balm'sa geri dönüşümlüdür.Atmayın.Serin ve kuru bir yere bırakın.O kendisi dönüşür.



Bunu niye çekmişim bilmiyorum.



Kapağı da normal kapak gibi.



Şimdi gelelim esas meseleye.

Ben bunu aldığım gün eve biraz geç geldim.O vakte kadar ne açtım kıvamına baktım,ne kokladım,ne de halini hatırını sordum.Yani ilk kullanmam ertesi sabahtı.

Yüzümü yıkadım.Nemlendiricimi sürdüm.Bekledim emsin diye."Emdim canım" diyince de bunu sürmek için açtım.

Önce elime sıktım.Kıvamı baya koyu geldi.Sonra yüzüme nokta nokta değdirip iyice dağıtarak sürdüm.

İşte o garip kokusuyla o an tanıştım.Diyeceksiniz ki ne gibi kokuyor.O kokuyu hiç bir şeyin kokusuna benzetemiyorum.

Ama şöyle tarif edeyim.İyi kokuya 10,kötü kokuya 1 dersek bu koku 4 falan değerinde.Nötr değil,kötüye yakın biraz.Velhasılı saçma sapan bir koku.Allahtan kalıcı değil.Sadece sürerken duyuluyor.

Rengi çok hafif pembemsi gibi.Sürüldüğünde yüzde bıraktığı his çok garip oluyor.Bir süredir kullanıyor olmama rağmen hala garipsiyorum biraz.Sanki benim yüzüm değilmiş gibi oluyor dokununca.Pudralı gibi,kadife gibi,bişiyle kaplanmış gibi.İlginç bir his.



Kalbin üstü primer'lı altı sade.Kenarı çikolatalı,köşesi vanilyalı.(Esprilerim gene depar atıyor,dikkat edin çarpmasın birden.)

Peki primer olarak vaadettiğini yapıyor mu?

Yani makyaj ciltte daha güzel duruyor mu?Daha uzun süre kalıyor mu?

Şimdi ben esasen Missha BB Cream'den başka fondöten veya kapatıcı vb.kullanan biri değilim.Cildim de yağlı değildir o yüzden Missha'nın verdiği doğal parlaklık çok gözüme batmıyor.Ama ekstra matlık veya kalıcılık istiyorsam Shiseido'nun transparan pudrasını kullanıyorum.Üçümüz yuvarlanıp gidiyoruz.

Bunu ilk sürdüğüm gün de Missha BB Cream kullandım.Ve her gün kullandığım Missha sanki başka bir şey gibi durdu yüzümde.Böyle üstüne pudra sürmüşüm gibi.Pürüzsüz ve mat.Hatta kendim çalıp kendim de oynamadım.Herkes farketti değişikliği.

Bu güzel bir özelliği.Vaadini yerine getiriyor.Uzun kalıyor mu bilmiyorum,makyajda kalıcılık sorunum pek olmuyor ama o matlıkla kolay kolay çıkacağını sanmam.O da doğrudur muhtemelen.



Benim bu ürüne ısınamamış olmamın nedeni birazcık garip kokusu en çok da cildimi feci şekilde kurutması.Altına nemlendirici sürmeme rağmen bunu sürüp üzerine Missha (o da nemlendirici üstelik) uyguladığım zaman burnum,yanaklarım resmen pul pul görünüyor.

Ölü derilerimden dolayı sanıp çok güzel peelinglerin ardından da denedim.Ama yok.Bu yapıyor.Birçok deneyle sonuç sabit.

Yapması da düşününce biraz normal geldi,sonuçta ciltteki yağı yoketmesi gerek ki işlevini yapabilsin.Ama cildi yağlı olmayıp ekstra kalıcılık veya matlık isteyenler ne yapacak?Börek gibi suratla mı dolaşacak?Kim verecek bunun hesabını?
Canlarım size söylüyorum,The Balm anlasın artık.

Cupcake tahtına oturttum ama bir daha alır mıyım?Almam.Esasen bunu da almama gerek yoktu.Zaten sürüp süreceğim Missha,o da dursun istediği gibi.Ne yapalım.Kader kısmet,çok kurcalamamak lazım.

Not:Fiyatını hatırlamıyorum.Ama ben aldığımda %20 gibi bir indirim vardı.Ya 32 ya 36 TL olabilir.36 artı yüzde yirmisi eşittir şu anki durum denebilir.


12 Mart 2012

Çekilişi çektim !

Yine söz verdiğimden geç oldu ama bi özür dilesem affedersiniz di mi? (Bi de şöyle dudağımı falan bükerim şirinlik hesabına.)

Hani güzellik yarışmalarında birinciyi bir sürü şovdan sonra söylerler ya.Durun ben de biraz resim falan koyayım reyting artsın.(Arkaya gerilim müziği ver.)


Yalnız bişi diyeyim mi çok zormuş bu çekiliş işi.Zaten gözüm bozuk minimini bir sürü yazıya bakıp ekstra hakları falan girince iyice dünyam bulandı.Flu bir boyuttayım artık.


Noter huzurunda yaptığımız çekilişte ilk çıkan talihlimiz 173 numaraa.İyi de kim bu 173 numara?


Neşe Kılavuz'muş 173 numara :)
Güle güle kullan Neşe diyor ve VTR'mizi izliyoruz.


Neşe'nin katılım haklarını çıkarınca kaldı 250 kişi.Bastım butona.Rendımdımdım 157 çekti.Sanki böyle fanustan kura çeker gibi.Alemsin Rendımorg.


Hemen koştum öbür sekmeye.157 Nurcan Uyaver'miş.
Evet Nurcan şu an hattımızda.Alo Nurcan?

Neşe ve Nurcan,küpelerinizi güzel günlerde kullanın.Güle güle takın :)

Çekilişe katılan herkes,sözüm size.
Katıldığınız için çok çok teşekkür ederim.İyi ki varsınız.
Pek tatlısınız!

Zor falan ama yine de güzel bir şeymiş çekiliş yapmak.Yapımda ve yayında emeği geçen herkese benden çay!

Not:Tiara Handmade'in sitesi yenileniyor.Nedir ne değildir diyenler için Facebook sayfaları 7/24 sizi bekler.



10 Mart 2012

Çekiliş bitmiş ya hiç demiyosunuz!



Son posttaki "aa valla artık tembellik yok,oturup yazıcam bloga" kararını alalı epey bir zaman olmuş.Yani ben hala tembelim.Zaten gelmişim kaç yaşına nası değiştireceksin artık.

Şubat,Mart derken minnoş çekilişimizin sonuna gelmişiz meğer.Bu gece 00:00'da bitiyor ama ben eve yarın döneceğim için kazananları hemen açıklayamayacağımı söylemek istedim.Yarın akşam gibi -en geç gece gibi- random.org'la buluşuciim.Sonra zaten kazananları evlerinden limuzinle aldırma falan gibi şeyleri ayarlamam gerekecek.Çok iş var çook.

Şimdi gittim,en kısa sürede gelmek üzere...

25 Şubat 2012

Kel alaka bir post !



14 Şubat vesilesiyle girdiğim tebrik mesajından sonra bir süre yok olmuştum.(9 değil,10 değil,tam 11 gün olmuş.)
Öldüğümü sananlar olmasın,CNN altyazı geçti,yaşıyormuşum çok şükür.

Üşeniyorum blog yazmaya,resim çekmeye,yemek yemeye,süslenmeye püslenmeye,çalışmaya,kitap okumaya...
İstiyorum gibi yatayım malak gibi sabahtan akşama kadar.Yemeğim falan da gelsin önüme tabi.Karışan görüşen de olmasın.Ohh.(İşin özeti ben galiba tembelim.)


Şu anda tanıtmakta olduğum şirin nesne bir pedikür seti.Ama bununla pedikür yapmaya kıyan olur mu bilemiyorum.Ben kıyamam."Dükkanda duracağına onun da bir yuvası olsun."diyip aldım zaten.Torunlarıma sapasağlam teslim etmek için saklıyorum.


Mini mini parmak ayırıcılar.


Fırça ve cuticle ittiricisi.Veya ittirgeci.(İttirgeçli çubukgaç.)


En tatlıları da bu.Tırnak cilalayıcı.


Törpüsü.


Bu da toplu hatıra fotoğrafı.
Ekip ruhu şahane,hepsinin gözler pırıl pırıl.Maşallah maşallah.

Arkadaşı Accessorize'dan 13 TL'ye aldım.Ama bu dediğim baya bir önceydi.(Hatta çüş denecek kadar önce,yılbaşından bile önce.)Muhtemelen hala vardır.Yoksa da canınız sağolsun gayet lüzumsuz bir şey zaten.

Kucak dolusu sevgiler!

Feci önemli not:Postların altında bir dahaki yazının neyle ilgili olacağını söyleyeyim mi?Evet dediğinizi duyar gibiyim.O zaman geliyor:

The Balm Time Balm Face Primer 



13 Şubat 2012

Yüksek dozda Valentine Day içerir !


Hello Kitty'ler!

Blogun anahtarını kaybetmişim,uzun zamandır giremiyordum o yüzden.Dün çilingir çağırdım da hallettim neyse ki.
Artık girer girer çıkarım,yazar yazar basarım "Kaydı Yayınla" tuşunun tepesine.

Her sene giderek bayram tebriğine dönen Sevgilililililer Günü şeysini ben de bir post'la kutlayayım dedim.Bilmem iyi mi ettim.

Sevgilisi olanların Sevgililer Günü'nü en içten dileklerimle kutlar,olmayanların da benim onları sevdiğimi bilmelerini ve böyle avunmalarını dilerim.

Selam eder,gözlerinizden öperim.






28 Ocak 2012

Yine bir Vanilya Club yazısı !


Sevgili okuyucu,eğer sana da Vanilya Club yazısı okumaktan öğğh geldiyse başka bi post'a geç.Çünkü haklısın.Yerden göğe kadar.

Ha ama diyorsan "dayanırım,okurum,neler okudum da kusmadım ben." o zaman devam et.Kutu falan da süsledim hem onlara da bakarız.


Bu geçen ayın Vanilya Club kutusu.

Kendimi bildim bileli çöpe kutu atamıyorum.
Artık evdeki kutu yığınına koyacak şey de bulamıyorum.Hatta kutulara koyduğum şeyleri unutup yıllar sonra gördüğümde şaşırıyorum.Ama benim bu obsesyonumdan bağımsız olarak Vanilya Club kutularını sanıyorum kimse çöpe atmamıştır.

Geçen ayki siyah kutunun içinden çıkan esas kutunun üstündeki logoyu kapatıp günlük kullanıma hazır hale getirmek için ne yapsam diye düşünürken evdeki artık keçeler aklıma geldi.

Keçeden cupcake kesip silikon tabancasıyla önce birbirine sonra kutuya yapıştırdım.Ama üstünü süslemek için hiç birşey bulamadığım için biraz çıplak kaldı.Artık onu da hallediciiz yakında.


Bu ayki kutuyu da evde yıllardır duran ve kimsenin nerden koptuğunu bilmediği beyaz bir ponpon ve Serrose 'un cicilerinden aldığım gelin-damat ayıcıklı bantla süsledim.Yine sadık yarim silikon tabancasıyla tabi.


Vanilya Club bu ay bunları göndermiş.

1.Vanilya Club kutusu almayanlar muhakkak görmüştür başka bloglarda bu ışıklı ve aynalı lipgloss'u.Ben ayrıca çekmedim.Üşendim.Güzel bir ürün.Hoş.Karanlıkta ruj sürme hobisi olanlar için kullanışlı olabilir.

2.Kırmızı oje sevmediğim için sürmedim.Fikrim yok.Ama Alessandro iyi bir abiye benziyor.Herhalde kalitelidir.

3.Kokusu şahane.Kıvamı da güzel.Bıraktığı his de.Alırım galiba bundan tekrar.

4.Hiç bir ürünü bitirmeden çöpe atmam.Sevmesem bile alerji yapmıyorsa veya tarihi geçmemişse değerlendiririm.Ama bunu bitmeden çöpe attım.Çünkü sürdükten sonra daha tam olarak dağıtmayı bile beceremeden beyaz beyaz toplanmasından ve nemlendirme namına hiç bir şey yapmamasından nefret ettim.Elde beyaz kalıntılar oluşturmaktan ve onları çıkarmaya uğraştırmaktan başka bir işlevi yok.Başka bloglarda böyle bir şikayet görmedim.Ya bana gelen ürün bozuktu ya da kimse takılmadı bu soruna.Öyle oldu yani.(Çok doluymuşum.)

5.Kullanması için anneme verdim.Fikrim yok.

6.Güzel bir maske.Yani pek bir şey farketmedim ama güzeldir herhalde.


Kutunun içinden çıkan kurdeleyi de ördüğüm amigurumi bebeğe hediye ettim.Sevindi gariban.


Bunlar da broşür vb.kısmı.


Şimdi gelelim sonuç kısmına.

Biliyorsunuz Vanilya Club kutusunun aylık ücreti 15 TL'den 35 TL'ye çıktı.Daha iyi hizmet verebilmek için.(Serbest çağrışım:Pamuk Prenses'e "seni daha iyi görebilmek için yavrum" diyen kurt.)

35 TL olan Vanilya Club kutusu nasıl bir şey olacak bilmem ama bu ayki kutu kesinlikle "15 TL'ye anca bu kadar " kutusuydu.

Ben pek bir soğudum.Devam edemiciim.Siz selam söyleyin şubat kutusuna...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...