28 Ocak 2012

Yine bir Vanilya Club yazısı !


Sevgili okuyucu,eğer sana da Vanilya Club yazısı okumaktan öğğh geldiyse başka bi post'a geç.Çünkü haklısın.Yerden göğe kadar.

Ha ama diyorsan "dayanırım,okurum,neler okudum da kusmadım ben." o zaman devam et.Kutu falan da süsledim hem onlara da bakarız.


Bu geçen ayın Vanilya Club kutusu.

Kendimi bildim bileli çöpe kutu atamıyorum.
Artık evdeki kutu yığınına koyacak şey de bulamıyorum.Hatta kutulara koyduğum şeyleri unutup yıllar sonra gördüğümde şaşırıyorum.Ama benim bu obsesyonumdan bağımsız olarak Vanilya Club kutularını sanıyorum kimse çöpe atmamıştır.

Geçen ayki siyah kutunun içinden çıkan esas kutunun üstündeki logoyu kapatıp günlük kullanıma hazır hale getirmek için ne yapsam diye düşünürken evdeki artık keçeler aklıma geldi.

Keçeden cupcake kesip silikon tabancasıyla önce birbirine sonra kutuya yapıştırdım.Ama üstünü süslemek için hiç birşey bulamadığım için biraz çıplak kaldı.Artık onu da hallediciiz yakında.


Bu ayki kutuyu da evde yıllardır duran ve kimsenin nerden koptuğunu bilmediği beyaz bir ponpon ve Serrose 'un cicilerinden aldığım gelin-damat ayıcıklı bantla süsledim.Yine sadık yarim silikon tabancasıyla tabi.


Vanilya Club bu ay bunları göndermiş.

1.Vanilya Club kutusu almayanlar muhakkak görmüştür başka bloglarda bu ışıklı ve aynalı lipgloss'u.Ben ayrıca çekmedim.Üşendim.Güzel bir ürün.Hoş.Karanlıkta ruj sürme hobisi olanlar için kullanışlı olabilir.

2.Kırmızı oje sevmediğim için sürmedim.Fikrim yok.Ama Alessandro iyi bir abiye benziyor.Herhalde kalitelidir.

3.Kokusu şahane.Kıvamı da güzel.Bıraktığı his de.Alırım galiba bundan tekrar.

4.Hiç bir ürünü bitirmeden çöpe atmam.Sevmesem bile alerji yapmıyorsa veya tarihi geçmemişse değerlendiririm.Ama bunu bitmeden çöpe attım.Çünkü sürdükten sonra daha tam olarak dağıtmayı bile beceremeden beyaz beyaz toplanmasından ve nemlendirme namına hiç bir şey yapmamasından nefret ettim.Elde beyaz kalıntılar oluşturmaktan ve onları çıkarmaya uğraştırmaktan başka bir işlevi yok.Başka bloglarda böyle bir şikayet görmedim.Ya bana gelen ürün bozuktu ya da kimse takılmadı bu soruna.Öyle oldu yani.(Çok doluymuşum.)

5.Kullanması için anneme verdim.Fikrim yok.

6.Güzel bir maske.Yani pek bir şey farketmedim ama güzeldir herhalde.


Kutunun içinden çıkan kurdeleyi de ördüğüm amigurumi bebeğe hediye ettim.Sevindi gariban.


Bunlar da broşür vb.kısmı.


Şimdi gelelim sonuç kısmına.

Biliyorsunuz Vanilya Club kutusunun aylık ücreti 15 TL'den 35 TL'ye çıktı.Daha iyi hizmet verebilmek için.(Serbest çağrışım:Pamuk Prenses'e "seni daha iyi görebilmek için yavrum" diyen kurt.)

35 TL olan Vanilya Club kutusu nasıl bir şey olacak bilmem ama bu ayki kutu kesinlikle "15 TL'ye anca bu kadar " kutusuydu.

Ben pek bir soğudum.Devam edemiciim.Siz selam söyleyin şubat kutusuna...

21 Ocak 2012

Çekiliş var !


Herkes hediye çekilişi yapıyor.İnsanın canı çekiyor.
Benim neyim eksik dedim,ben de girdim çekiliş işine.


Hediyem Tiara Handmade 'den 925 ayar,el yapımı gümüş küpe.Adı Eros.

İki çift var.

Yani iki ayrı kazanan olacak.Ama katılan herkes gönüllerin şampiyonu!

Çekiliş 10 Mart Cumartesi saat 23:59'da sona eriyor.
-Dikkatinizi çekerim 00:00 değil.Pek ciddiye aldım.-

İşte böyle.
Bol bool şanslar dilerim :)






20 Ocak 2012

The Balm Nude'tude şeysi!


Şu an yazmaya o kadar üşeniyorum ki.
Bu zavallı postcuk da günlerdir yayınlanmayı bekliyor.Hayır kafamın bir köşesinde takılı duruyor,takılı olan şeyin bu olduğunu da anlayamıyorum.Huzursuz oluyorum falan,neyse işte öyle.


Bu paleti ilk gördüğümde -birkaç ay oluyor,o zaman Türkiye'de yoktu- kafamdan Amerika'ya gidip gelme ihtimali olan tanıdık listesi oluşturmuştum.Sonra iş güç derken unutmuşum,kafamdaki listeyi de save etmeden kapatmışım zaten gitti mi bütün isimler.

Gratis sağolsun bizi buluşturdu.


Renklerin kapaktaki halleri bu.Az buçuk belli.



Muhteviyatı.
Aslında bunları bulsak kendimiz de yaparız da kim uğraşcak.



Birinin başına bişi gelirse diye iki tane aldım.-Deermişim-
Dış kapağıyla kendisi aynı.Matruşkaya bağlamış.



Böyle her rengin bir ismi var.Adını Feriha Koymuşlar.



Ben genelde mat far sevdiğim için Sultry'ye bayıldım.



Sultry'yi de boşverdim şu Sexy çok acayip.Mükemmel bir mor.Geri kalan renkler de harika.Hepsi birbiriyle uyum,barış ve sevgi içinde.



Paletin içinde bir de fırçası var.
Ben merak ettiğim için ilk önce kendi fırçasıyla sürmeyi denedim.Farı çok dağıttı.Toz toz yaptı.

Bir kez sürmek için üç kereye yetecek kadar far dağıtıyor ortalığa.Sert azcık ondan heralde.

Baktım boşa gidiyor fırçaya atarlandım.Dedim ben bu farları sana harcatmam.Kılını pırtını topla çek git burdan.

 Sonra yumuşacık Ecotools fırçamı aldım,onunla uyguladım.Hiç de dağıtmadı mis gibi sürüldü.



Bu da iki ucu fırçalı değneğin öbür tarafı.



Tüm renklerin toplu hatıra fotoğrafı.



Altına baz veya Fix+ sürmeden çektim.Üşendim.Üşeniyorum.Öyleyse varım.



Şu siyah eklem yeri olduğundan şey çıkmış.Özünde güzel.Bunlar tabi far bazıyla sürülünce nası güzel olur onu da siz hayal edin.Çünkü pigmentleri yoğun.


Bir de geçen gün çok acele evden çıkarken -yine baz falan sürmeden- makyaj yaptım bu paletle.

Stubborn sürdüm.Sonra Sexy'le gölgeleme yaptım.Kaş altıma da Sassy sürecektim ama çok beyaz olur gibime geldi.Mary Lou-Manizer aydınlatıcı sürdüm.

Resim de iğrenç çıkmış hiç birşey anlaşılmıyor niye anlattım bu kadar şeyi bilmiyorum.

Fiyatı 60 TL.Shady Lady,Balmbini falan da aynı fiyat.Onların renkleri de güzel.Ama bu daha günlük ve daha iddiasız makyaj sevenler için uygun gibi.

Tekrar alır mıyım?Bunu bitirirsem ve o zaman The Balm ve ben hala yaşıyor olursak alırım.Pek sevdim!



13 Ocak 2012

Deli işi kokular-Demeter !


Geçenlerde Demeter'in Gratis'e geldiğini görünce bir tane alayım dedim.Aslında öyle koku delisi biri değilimdir.Tek parfüm kullanmayı severim.Notasını motasını da okuyamam.Ama Demeter'i o kadar çok duydum ki dedim herhalde süper bir şey.

Kaderin cilvesi o gün burnum tıkalıydı.Değil parfüm seçmek lastik yansa tınlamazdım.


Her neyse lastik falan yanmadı,ben yine Gratis'e gittim. (Dün oluyor bunlar.)

Yolda düşünüyorum ikilemde kalıp karar veremezsem hangisini alsam olmadı iki tane alırım derken koklamaya başladım.

Önce aldım Cannabis Flower'a baktım.Korkunçtu.Sonra Baby Powder güzeldir diye onu kokladım.Baby Powder'la bi alaka kuramadım.Pure Soap,Gin&Tonic,Sex on the Beach bi de Vanilyalı olan aklımda kalanlar,velhasılı hiç birini beğenmedim.




Honeysuckle içlerinde en alakalı olanı diyebilirim.Gerçekten hanımeli kokuyor,ama nası bayık anlatamam.Adamı hanımeli çiçeğinden soğutur.O kadar.



Ben sevdiğimden değil almış olmak için aldım,siz yine de gidip bi koklayın.Sonuçta herkesin burnu kendine.Zaten kalıcı bişi de değil.Arada sıkarsınız iki fıs.Ferahlatır.Fiyatı 19,90.

Tekrar alır mıyım?
I ıh,daha da Demeter almam.

04 Ocak 2012

Konumuz: The Balm - Read My Lips


Bu haftaki "Yöre yöre rujlarımız" programında Amerika yöresinden bir ruj tanıtacağım.


Tonu Gossip.


Muhteviyatını yukarıdaki resimde görebilirsiniz.(Serbest çağrışım:Bebak Acıbadem Sütü'nün arkasındaki yazı. )


Övmelere geçmeden önce bu rujun The Balm'ın en salak paketlemeli ürünü olduğunu söyleyelim.Tamam geri dönüşüme önem veriyorsunuz,çevrecisiniz iyisiniz hoşsunuz ama böyle bir ruj kabı yapacağına ruju kağıda sar ver, bari parmağımızla sürelim.


Daha şimdiden rujun kenarlarında iz oluşmaya başladı,çünkü sürerken yana yatıyor.Belli ki alttan da iyi sabitlenmemiş.Zaten bu ruju çok sevsen,atayım çantama gün içinde çıkarıp süreyim desen diyemezsin.Deme yani.Anahtar,cüzdan,su şişesi içerde bu karton kafalıyı fena ezerler.


Tamam o suçunu anladı.Artık vurmuyorum.Şimdi iyiliklerine geçebiliriz.


Rengi ve yapısı çok hafif.Neredeyse Nivea'nın renkli lipbalm'larını sürmüş kadar.Bana diğer renkleri çok koyu geldiği için almamıştım ama bu kadar hafif yapıda olduğunu bilsem kucaklar gelirdim diğerlerini de.


Bileğimde flash'lı hali.Pek güzel pek.


Dudaktaki her çizgiyi her ölü deriyi ortaya çıkaran ve sürüldüğünde kupkuru yapan bir ruj değil.
Öyle ki yukarıdaki resmi çekerken dudağımda birçok fay çatlağı vardı.Ama neredeyse hiç belli etmemiş.Zaten sürünce yumuşacık yapıyor.

Bir de hafif bir karıncalanma durumu var ama dolgunlaştırıcı rujlar kadar değil.Çok çok hafif.(Esasen anlatacak şeyler bitti de laf uzatıyorum.)

Gratis'ten 28 liraya aldım.Sonra 14'e düştü.Zaten benim aldığım şeyleri takip ederseniz onlar mutlaka yarı fiyatına iner.Hayata geliş amacım kazıklanmak.

Tekrar alır mıyım?Alamam.Çünkü satıştan kalkmış.Gelmeyecekmiş bir daha Türkiye'ye.Küsmüş.Hep böyle böyle kaçıyor turistler...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...